e-posta atın


ÇAĞIRIYORUM


Cumhuriyet’in meydan meydan açan, coşan gelinciklerini, Memleketi sevda ile kuşatan, kırmızı-beyaz sevdayla saran yürekleri; Aşk ile : “Vatan”, “Namus”, “Ahde Vefa” duygularımla çağırıyorum. Bütün memleket severleri, bayrağa; kadın ve çocuklarımıza, doğaya adanmış yürekleri, bu ulusu vareden büyük anlaşmaya inanan, bu inançla :


- Ne mutlu Türküm diyenleri,


- Yaşasın laik, demokratik, sosyal hukuk devleti; Türkiye Cumhuriyeti,


diyenleri çağırıyorum.


Herkesi, herkesi, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığıyla taçlanan bütün dostlarımı; insan hakları, özgürlük, tam bağımsız Türkiye diyen herkesi çağırıyorum.


Dost dostu çağırır da gelinmez mi?


Aşk ile adanmışlık ile çağırıyorum.


Herkesi Mustafa Kemal sancağının altında durmaya çağırıyorum. İnançlarını yitirenlere, kaybolanlara kılavuz olmaya çağırıyorum.


Devrimci, halkçı, cumhuriyetçi, laik, devletçi, ulusalcı, anti emperyalist duruşumuzu dosta, kıvanç ve cesaret yolunu şaşıranlara sevdamızı göstermek için çağırıyorum.


Yeniden bir demokrasi şöleni yaratmaya çağırıyorum.


Yaşasın hukuk devleti. Yaşasın hukukun üstünlüğü, yaşasın hukuk demeye çağırıyorum.


Herkesi Memlekete, hukukumuza, Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkmaya, BİZ olmaya çağırıyorum.


Sen, ben, o değil BİZ olmaya, bir ve beraber olmaya Türkiye’ye, Dünya’ya Aşkımızı göstermeye çağırıyorum.


Kadınlarımızı çağırıyorum. Can feda kadınlarımızı. BİZ’i vareden ve bu karanlıktan, feraha çıkartacak kadınlarımızı.


Gençlerimizi, yarınlarımızı omuzlarına alacak gençlerimizi.


Yiğit, yürekli canlarımızı çağırıyorum.


Hep beraber, birlikte BİZ olmaya


Türkiye’ye sahip çıkmaya


Korkmadığımızı, korkutulamadığımızı göstermeye… Mahpushanenin, zindanın yıldıramayacağını görmeye çağırıyorum.


Karanlığın üstüne güneş gibi doğacağımızı haykırmaya çağırıyorum. BİZ’i saymaları için kaç kişi olduğumuzu göstermeye çağırıyorum.


BİZ’im aşkımızın önünde engel olamayacağını göstermeye çağırıyorum. Bin dirilmiş kıtaları çağırıyorum. Sokakları çağırıyorum.


Türkiye’yi dünya lideri umut ve mutluluk ülkesi yapma azmimizi ne zindanın ne zulmün durduramayacağını haykırmaya çağırıyorum. Sevdalınız mahpustur, buluşmaya çağırıyorum…


Dost dost ile sevdaya…


Buluşmaya, konuşmaya


Yaralarımızı sarmaya…


Umudumuzu, mutluluğumuzu birbirine eklemeye…


Aşk ile herkesi, 20 Temmuz’da Ergenekon davasının birinci gününde omuz omuza olmaya; hasreti, özlemi kucaklamaya Silivri’ye çağırıyorum.


Can dostlarım, hepinizi bekliyorum.


Tuncay Özkan


Sevdalınız