e-posta atın


AÇILIM MIŞ


[Resim1Sag]Türkiye, kendini büyük; memleketi küçük gören eski bağnaz yoksul politikacıların, bunların cehaletlerinin esiri oldu. Devlet kesesinden semirince, civcivler çıktıkları yumurtayı beğenmiyorlar. Kimler mi? Alın birini vurun diğerine.


Örgütlü cehalet korkutarak yürüyor üstümüze. Diyorlar ki:


“Bak bu sorunları sen çözmezsen, başkası çözer…”


O başkası kim?


Sana bir şey diyeyim, o başkası sen olmasan bunları hayal bile edemez.


Kimin haddine düşmüş. Ama sapın benden ya, vur vurabildiğin kadar.


Sakın bu hep böyle sürecek, devran değişmeyecek sanma. Gün gelir o bilgisayar hileleri de yetmez seni hep kral tutmaya.


Devrilir gidersin tahtın ve tacınla.


Türklük ve Türkiye sorunu olan bir yöneticiler topluluğunun cehaletle saldırıları karşısında, ulusun direnci önemli.


Çünkü, Osmanlı memleketinin üzerine koyduğumuz yeni ne varsa yozlaştırmak için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar.


Bir de hukuk demezler mi? Sevsinler senin hukuk anlayışını. Her şeyin başı hukuk muş!


Peki, sonu ne oluyor o zaman? Ben yaptım oldu, yandaşlar beni haklı buldu mantığı mı? Hoş geldin kralımız. Baş kadı olarak dediklerinin hukukla da hukuk devletiyle de en küçük bir alakası yok. Sen umacı, öcü hikayeleriyle, “Gulyabaniler yer sizi” masallarıyla korku yay.


Hukuk deme. Hukuk, özgürlük ve haktan sonra gelir.


Bir de neymiş; devletin derini olmaz mış!


Bravo, o zaman cemaatçi tarikatçı polisi, MİT’çiyi, gözlenmiş askeri, mürteci bürokratı; yani senin derin devleti artık deşifre edersin. Hatta kaldırırsın değil mi? İngiliz dostlarınla, Amerikalılara anlat, İran’a da söyle bunları.


Her şeyin başı özgürlük ve haktır. Hukuk sonuçtur. Özgürlüğü ve hakkı hukuk değil, toplumsal ve bireysel sorumluluk sınırlar. Sonra hukuk devreye girer. Suç olmadan hukukla yok etme, sindirme, sınırlama sizin mantığınız.


Yalan, iftira, entrika ile siyaset en iyi bildikleriniz. Unutmayın, hukuk herkese lazım olur: Sonuçta.


Ama gün gelecek, o gün maskeleri düşecek ve halk onların gerçek yüzünü görecek. Bütün faşistlerde olduğu gibi! Bugün hep beraber yapmamız gereken şey ulus devlete ve beraberliğimize, BİZ’e sahip çıkmaktır. Amaç bunları mağlup etmektir. Onların ağa babaları İngiliz gemileriyle daha 100 yıl önce kaçmadılar mı vatandan?


O zaman bize düşen geleceği kurmaktır.


“Vatan, Namus, Ahde Vefa” aşkıyla.


Bu ülkenin, Atatürkçü düşüncenin iktidarında ne açı ne açıkta kalanı olur.


5 yılda her sorun çözülür.


Açılım diye çıkılan yolda, yeter ki BİZ birlikteliğimize sahip çıkalım.


Unutmayın. Türk ve Türkiye olduğumuz, Müslüman olduğumuz için değil çektiğimiz bunca zulm.


Cehalete, ihanete, alçaklığa, yolsuzluğa, haksızlığa isyan etmediğimiz için çekiyoruz bunca acıyı.


Şimdi; BİZ yeniden yaratmak için Dünyayı, ileri atılıyoruz.


Karanlığı güneş gibi aydınlatmak üzere.


Gün gelecek, devran dönecek.


O gün; ağaçlara, kuşlara, havaya ve çocuklarımızın gözüne, kadınlarımızın yüzüne ve erkeklerimizin alın terine iyi bakın. İktidarımızda, oralarda umudun da mutluluğun, zenginliğin, özgürlüğün, hakkın, sorumluluğun ve insan onurunun yüceliğinin ışıltısını göreceksiniz.


Tuncay Özkan